Galatasaray - Metalist Kharkiv
Ali Sami Yen Stadı yıkılmadan bir maça gideyim dedim, Şenol da "Numaralıdan bilet var" dediğinde gitmek şart oldu. Galatasaray yedek kulübesinin arkasında, tam orta sahadan izledik maçı, yerimiz çok güzeldi. Futbol seyircisi epey bir değişmiş ya da bizim tribün öyleydi, maç başlar başlamaz herkes oturdu ve tüm maçı oturarak izledik. Sonuç hüsran ve yenilgi olsa da keyifli ve farklı bir perşembe oldu benim için, küfürler olmasa futbol güzel aslında. Ayrıca Harry Kewell gibi büyük bir oyunucuyu da canlı izlemek harikaydı.
Tribünde Haşmet Babaoğlu gibi sakallı ve fularlı bir adam vardı, maç bitiminde boş sahaya öylesine küfür ediyordu ki tarif edemiyorum. Gördüğüm herkese adamı anlattım ama bir türlü tam olarak açıklayamadım. O adamda ülkenin tüm sorunları toplanmış, sanki onu orada sustursan her şey daha güzel olacakmış gibi bir his vardı içimde ama açıklayamadım, bir de buraya yazıp deneyeyim istedim, yine tam olarak açıklayamadım..
"Entelektüeller ile futbol ne ara barıştı anlamıyorum" diyor ya Umut Sarıkaya, ben de onu bir adım ileriye götürüp "küfürle ne ara barıştılar onu da ben anlamıyorum" diye ekliyorum, nerden ne çıkacağı belli olmuyor..


1 yorum :
Aslında sezonunu en iyi oyunlarından birini oynadık ama 76 no'lu stoper arkadaş sağolsun gruplardaki tek golümüzü yedik ve neyseki çok pahalıya patlamadı.Ha kazansaydık; Angelotti gecenin sonuçlarının ardından gruplara bakarken belkide " hakkaten ya hu bi Galatasaray vardı" diyecekti.
piazza:)
Yorum Gönder